Workhaus Maslak, Büyükdere Cad. Nurol Plaza No:255 D:21/A, 34450 İstanbul

Biri Tiroit mi Dedi?

23.08.2020
947
Biri Tiroit mi Dedi?

Bu yazı daha önce  Pınar GOGULAN Kişisel Blog adresinde yayınlanmıştır.

Bildiğiniz gibi Budapeşte’deydim bir hafta önce. Recall Healing eğitimimin son modülünü tamamladım. Eğitimi tamamlamakla olmuyor tabi. Beni tanıyanlarınız bilirler, bir bilgi verilmişse bana illahaki kaynağına da bakmak, bilgiyi ilk çıktığı kaynaktan duymak isterim. Recall Healing sisteminin kökü Dr. Hamer’in Yeni Alman Tıbbına dayanır. Yeni Alman Tıbbı Eğitimi de 3 sene süren, sınavları, tezleri olan, insan anatomisini neredeyse bir doktor kadar iyi bilmenizi gerektiren oldukça kapsamlı bir eğitimdir. Ciddi zaman ve emek isteyen bir eğitim. Ancak Recall Healing uygulamasına öylesine hayran oldum ki yol ne kadar uzun veya zor gibi görünse de Dr. Hamer’in New German Medicine programına kayıt oldum. Bu süreçte Recall Healing uygulamasını Regresyon terapisi ile birleştirerek sunmaya devam edeceğim danışanlarıma. Ama çıktığım bu yolda, inanıyor ve güveniyorum ki öğrendikçe ve içselleştirdikçe daha güzel ve farklı meyveler çıkacak ortaya. Hep birlikte göreceğiz…

Budapeşte’deyken eğitim boyunca olabildiğince sosyal medya’dan önemli konu başlıklarını paylaştım. Paylaşımlarım sırasında en çok reytingi yüksek konu ‘Tiroid’ rahatsızlıkları oldu. 🙂

Peki neydi Tiroit? biraz anatomi bilgimizi tazeleyelim…

“Tiroit bezi boyun orta kısmında bulunan bir endokrin bezidir. Boyunda “Adem elması” denilen sert çıkıntının hemen altında bulunur. Kelebek şeklinde bir yapısı vardır. Kanat şeklindeki sağ ve sol bölümleri nefes borusunun kenarına yerleşmiştir.
Tiroit bezi vücudumuza T3 ve T4 adı verilen tiroit hormonlarını salgılar. Tiroit hormonları vücudumuz için çok önemli hormonlardır. Metabolizmamızın düzeni büyük ölçüde tiroit hormonları ile sağlanır. Kalp atım hızını, kolesterol düzeyini, vücut ağırlığını, kas gücünü, hafıza fonksiyonunu, cilt yapısını ve birçok başka fonksiyonları doğrudan etkiler. Eğer tiroit hormonları çeşitli nedenlerle yeterli düzeyde salgılanmaz ise “hipotiroidizm” denilen tiroit hormon azlığı oluşur. Bu durumda bu fonksiyonların hepsi azalır. “

Peki yaşamımızda ne olur ki, Tiroit bezi işlevini normalden az veya fazla gerçekleştirir? Tiroit rahatsızlıklarının altında yatan duygusal ve düşünsel travma nedir?

Dr. Hamer ‘in New German Medicine (Yeni Alman Tıbbı) sisteminde Tiroit rahatsızlıkları olan binlerce hastanın yaşadıkları duygusal, düşünsel travmaların araştırılması sonucu hastalarda benzer travmalara rastlanır. Dr. Hamer ve bir grup araştırma ekibi tıp doktoru aynı zamanda bu hastaların beyin tomogrofilerini incelemiş ve aynı bölgede Hamer noktası diye adlandırdıklarını noktaya rastlamışlardır.

Kişiler yaşadıkları travmaları anlattıkları, ifade ettikleri ve o travmalar sonucu oluşan duygu durumlarından özgürleştiklerinde Tiroit rahatsızlıklarında ciddi gerileme görülmüştür.

Peki nedir bu benzer travmalar? Dr. Renaud bu konuyu anlatırken  olabildiğince anlamaya çalıştım ki sizlere en iyi şekilde bu konuyu anlatabileyim. Eğitmenimiz daha konuyu anlatmaya başladığında söylediği bir kaç nokta mevcut danışanlarımda rastladığım benzer duygusal ve düşünsel travmalardı. Regresyon Seansları sonrasında da Tiroit değerlerinde düzelme yaşamalarının sebebini de daha net anlamış oldum. Regresyon Terapisiyle – hele hele şimdiki hayat Regresyon çalışmasıyla kişinin bilinçaltında bir çok düğmeye basıyor ve otomatik beyninin hastalığı yaratma sebeplerini bir nevi tek tek elimine ediyorduk.

Şimdi okuyacaklarınızı kendinize mutlaka sorun. Tiroit sıkıntınız olsun veya olmasın, benzer duyguları veya travmaları yaşamış iseniz bir an önce nasıl hissettiğinizi paylaşabileceğiniz bir dosta veya terapiste başvurun derim. İfade ettiğimizde, hislerimizi isimlendirebildiğimizde otomatik beynimizin hastalığı yaratma sebeplerini aza indiriyor ve zamanla hastalık programını bedenimizden tamamen siliyoruz.

1- Tiroit bezinizi boğaz çakranızı koruyan bir kalkan gibi düşünün. Biri size sözel saldırıda bulunduğunda, biriyle münakaşaya girdiğinizde veya beklemediğiniz bir anda birinin hakaretlerine mağruz kaldığınızda, tehdit altında hissettiğinizde kendinizi, ertesi günü boğaz ağrısıyla kalkabilirsiniz. Tiroit boğaz çakranızı savunmak için şişebilir. Hele hele o duygusal travma esnasında kendinizi savunamadıysanız veya ifade edemediyseniz.
O halde size sorum şu olur : En son ne zaman birinin saldırısına, hakaretine maruz kaldınız ve kendinizi savunamadınız? Yaşamınızdaki saldırgan kim?

2- Hipotiroidismden mi müzdaripsiniz? Ne oluyor sisteminizde? T3 ve T4 hormonlarınız yavaş çalışıyor, bu durumda metabolizmanız yavaşlıyor. Otomatik beyniniz neden bu hormonların yavaş çalışmasını gerektiren bir komut verir bedeninize? Bir düşünün…
Sürekli bir şeylere yetişme çabasında mısınız?
Çok keskin teslim tarihi olan projeleriniz mi var?

Sürekli zamanla mı yarışıyorsunuz?

Sürekli bir koşuşturma, acele etme telaşında mısınız?

Çok çabuk çözüm üretmeniz gereken durumlarla mı karşı karşıyasınız?

Ya yetişemezsem kaygınız veya korkunuz mu var? Yetişemezsem, zamanımda bitiremezzem mahvolurum diye mi düşünüyorsunuz?

Bir şeylere yetişmek, vaktinde teslim edebilmek sizin için hayat mayat meselesi mi?

Bu çabanın içinde kendinizi güçsüz ve çaresiz mi hissediyorsunuz?

Zihniniz bedeninize sürekli acele etmesini söylüyor ve nefes almak için bile ara verme lüksünü elinden alıyorsa sizi korumak ve hayatta tutabilmek adına otomatik beyniniz hemen T3 ve T4’e bi parmak atar – sizi yavaşlatmak beyniniz için sizi daha uzun süre hayatta tutabilme çabasıdır çünkü.

3- Kimin size adaletsizce davrandığını düşünüyorsunuz? Sizi yargılayan, eleştiren, size haksızlık eden kim?

4- Haşimotoyla mı yaşıyorsunuz yıllarca? O halde sorun kendinize:
– Zamanında müdahale edilmediği veya geç kalındığı için aile ağacınızda kim vefat etti?
– Veya ailede kim çok erken öldü? Kimin ölümünü sisteminiz kabullenemiyor? Travma psikolojikten fizyolojiğe dönüşüyor ve bedeniniz o kişiyi sembolik olarak kendi içinde yaşatıyor (boğazınızda bir kaya oturmuş, Kaya gibi sert düğüm oluşmuş gibi düşünün)

– Yaşamınızdaki ‘auto-immune’ları bir düşünün. Nedir auto immune? Atalarınızda, anne veya babanızda sözle ifade edilmiş, zamana bağlı bir tehdit veya şart var mı? Örneğin annenizin babanıza ‘bana bir kez daha dokunursan seni terk ederim’ tehditi bir koşuldur. Veya ‘bir iki seneye hamile kalamazsam asla çocuğumuz olamaz’, ‘çocuk sahibi olmak için geç kalıyoruz, ya şimdi harekete geçelim ya da asla’ gibi korku, endişe, koşul araştırın. Bu sizin yaşadığınız veya anne ve babanızın yaşadığı bir anı da olabilir.

– Hangi yönünüzü anne ve babanız onaylamıyor ve sevmiyor. Sizi sevmeleri için hangi yönünüz, tarafınız yok olmalı?

5- Beyniniz ne için zaman kazanmaya çalışıyor. Zamanı yavaşlatarak neyi arttırmış oluyorsunuz? Zamanın yavaş ilerlemesi size ne kazandırır?

Size kendinize sormanız, düşünmeniz, araştırmanız için oldukça uzun bir liste verdim sanıyorum. Yukarıdaki listede bir veya bir kaç durumu aynı anda yaşıyor olabilirsiniz. Ve bu durumları hayat boyu veya hayatınızın belli bölgelerinde yaşamış olabilirsiniz. Tiroidinizin iyileşmesini veya rahatsızlıktan tamamen özgürleşmek mi istiyorsunuz, o halde dedektif olmaya davet ediyorum sizi. Yukarıda size uyan tüm durumları hangi yaşlarda, dönemlerde yaşadınız hatırlayın, hepsinin listesini yapın, o travmalar sırasında nasıl hissettiniz ifade edin. Tiroitin anahtar kelimesi ‘ifade’dir.

Baktınız ki tek başına halletmenizin mümkün olmadığı büyük bir travmanız var, o halde mutlaka profesyonel yardım almanızı tavsiye ederim. Travmalarla yüzleşip, onların içinden geçerek onları şifalayıp onlardan özgürleşmediğimizde, ileride hepsinin izi bedenimizden daha büyük ve ciddi fiziksel rahatsızlıklar olarak çıkabiliyor. Yüzleşmek özgürleşmenin ilk adımıdır, inanın.

Yazarak da kendi kendinizle çalışabilirsiniz. Yukarıda yazılan veya benzer travmaları, durumları hayat çizginizde nerelerde yaşadınız kaleme alın. Nasıl hissettiğinizi yazın. Yazdıkça rahatlayacaksınız. Yazdıkça hafifleyecek, daha rahat nefes alacaksınız.

Her şeyin başı sağlık. Hastalığı da şifasını da yaratan beynimiz. Eğer bir hastalık kapımızı çalmışsa mutlaka bir mesajı vardır bize. Sorun Tiroidinize. Bana neyi öğretmeye geldin? Soru varsa cevabı mutlaka gelir. Cevabınızı aldıktan sonra teşekkür edin hastalığınıza ve ondan özgürleşmeye niyet edin.

Hatırlayın, anlarsak, gerçekten sebebini fark edersek, hastalık diye bir şey kalmaz…

Her anı keyifle, sağlıkla, huzurla, mutlulukla, sakinlikle yaşadığımız günler dilerim.

Sevgi ve Şükranlarımla
Pınar Gogulan

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bir Yorum Yazın
Eğitim ve Hizmetlerimiz Hakkında Daha Fazla Bilgi Almak İçin Bizi Arayabilirsiniz: